- Yaş grubu
- 9–10 yaş
- Dil
- Türkçe
- Kitap detayları
- 35 sayfa
- Bölüm Listesi ve İçerik Yapısı
- 7 bölüm
- Biçim
- Sadece metin
Yaş gruplarına göre planlanmış içerikler
Arda'nın Yağmur Ölçeri
Masalın özeti
Arda ile Zeynep bir hafta boyunca balkonda yağmur ölçer; beklenen fırtına başka mahalleye yağınca ellerinde dürüst bir sıfır kalır.
Ücretsiz ilk bölüm
Plastik Şişe
Makas plastiğe takıldı, sonra kayıp gitti. Arda şişenin üst kısmını kesip ters çevirdi. Kesilen parçayı alttakinin içine bir huni gibi oturttu.
Mutfak masası gazete kâğıdıyla kaplıydı. Annesi öyle istemişti, çünkü geçen ayki ödevden masada hâlâ bir yapıştırıcı lekesi duruyordu. Şişe iki litrelik, düz dipli bir su şişesiydi. Etiketini öğleden sonra sökmüştü. Etiketin altından kalan yapışkan iz parmaklarına yapışıyor, gazetenin köşelerini kaldırıyordu.
Ödev basitti: bir hafta boyunca hava durumunu kaydetmek. Nur Öğretmen bugün tahtaya büyük harflerle yazmıştı. Her ikili kendi istasyonunu kuracak, her gün ölçtüğünü deftere geçirecek, gelecek cuma da sınıfa anlatacaktı. Arda'nın eşi henüz belli değildi. Öğretmen eşleri yarın söyleyecekti.
Sınıfta herkes aynı anda konuşmaya başlamıştı. Biri rüzgâr gülü yapacağını söylemişti, biri termometre alacağını. Nur Öğretmen tahtaya gerçek bir hava istasyonunun fotoğrafını yansıtmıştı. Beyaz direkler, küçük kepçeler, bir de yerden yüksekte duran metal bir kova vardı. Arda en çok o kovaya bakmıştı. Kovanın adı yağmur ölçerdi. Eve dönerken yol boyunca aklında hep o kova olmuştu.
Arda huniyi biraz daha bastırdı. Plastik çıtırdadı, sonra yerine oturdu. Kesik kenar keskindi; başparmağının ucunu hafifçe çizdi. Annesi çaydanlığın altını kısıp yanına geldi. Kesik kenara birlikte, tur tur kâğıt bant sardılar.
"Şimdi daha az tehlikeli görünüyor," dedi annesi.
"Daha az havalı da görünüyor," dedi Arda.
Annesi güldü ve bir şey demedi. Mutfakta çayın kokusu, plastiğin keskin kokusuna karıştı. Arda şişeyi iki eliyle tutup çevirdi. Huni hafifçe oynuyordu ama düşmüyordu.
Arda'nın aklında ise ödevden çok tek bir sayı vardı. Telefondaki hava uygulaması önümüzdeki haftayı gün gün gösteriyordu. Pazartesi küçük bir güneş vardı, salı bir bulut, çarşamba yine bulut. Perşembenin üstünde ise kalın, mor bir bulut duruyordu. Bulutun altında üç şimşek ve koca harflerle "%90" yazıyordu.
Arda ekranı aşağı çekip yeniledi. Sayı aynı kaldı. Bir daha yeniledi, bir daha. Üçüncüsünde de değişmedi.
"Yüzde doksan," dedi yüksek sesle. "Neredeyse kesin."
Babası salondan seslendi: "Neredeyse kesin olan ne?"
"Perşembe fırtına var. Benim şişe ağzına kadar dolacak."
Babası mutfağın kapısına geldi, gözlüğünü alnına itti. "Bir haftalık tahmin bu. Perşembeye kadar çok bulut gelip geçer."
"Ama yüzde doksan."
"Yüzde doksan bir tahmin," dedi babası. "Gökyüzü uygulamayı okumuyor."
Arda omuz silkti. Kafasında sunum çoktan başlamıştı. Tahtanın önünde duruyordu, elinde ağzına kadar dolu bir şişe vardı. Sınıf susmuştu. Arka sıradan biri "Bu kadar mı yağmış?" diye soruyordu. Arda da başını sallıyordu, ciddi bir bilim insanı gibi.
Şişeyi kaldırıp mutfak lambasına tuttu. Işık plastiğin içinden geçip gazetenin üstüne buruşuk bir gölge düşürdü. İçi bomboştu. Olsun. Perşembe dolacaktı.
Peki, ya fırtına şişeyi devirirse? Arda bunu da düşündü. Dibine ağır bir şey koyacaktı. Taş olabilirdi, ya da bir kum torbası. Bu sorunu sonraya bıraktı.
Uygulamada perşembeye dokundu. Saat saat bir liste açıldı. Öğleden sonra üçte yağmur başlıyordu, akşam altıda bitiyordu. Rüzgârın yanında küçük bir ok vardı, doğuyu gösteriyordu. Arda oka bakmadı. Gözü yine o yüzde doksandaydı.
Ödev kâğıdının arkasında bir çizim vardı. Kesilmiş bir şişe, ters bir huni ve yanında dimdik bir cetvel. Altında Nur Öğretmen'in yuvarlak el yazısıyla iki satır duruyordu.
"Huninin ağzı şişenin gövdesiyle aynı genişlikte olsun. O zaman şişedeki suyun yüksekliği, yere yağan yağmurun yüksekliği kadar olur."
Arda bunu iki kez okudu. İlk okuyuşta bir şey anlamadı, ikincisinde kâğıdı şişenin yanına koyup çizime baktı.
Aynı genişlikte olmasa ne olurdu, onu düşündü. Geniş bir huni dar bir şişeye çok daha fazla damla toplardı. Şişede su hızla yükselirdi, gökten düşen yağmur aynı kalsa bile. O zaman sayı yalan söylerdi. Arda bunu düşününce biraz güldü. Böyle bir hile kimsenin aklına gelmezdi herhalde. Huni suyu çoğaltmıyordu. Sadece düşen damlaları içeri topluyor, dışarı kaçırmıyordu. Ağız ile gövde aynı genişlikte kaldıkça, bir milimetre yağmur şişede bir milimetre su olacaktı. Kendi şişesine baktı. Huni, şişenin kendi üst kısmıydı. Genişlik tutuyordu.
Çekmeceden şeffaf bandı ve otuz santimlik plastik cetvelini çıkardı. Cetvelin üstünde eski bir mürekkep lekesi vardı, tam on beşin yanında. Cetveli şişenin yanına dikti.
Bandın ucu bir kez kıvrılıp kendine yapıştı. Arda onu tırnağıyla ayırmaya uğraştı, yırttı, yeniden başladı. İkincisinde de kıvrıldı. Üçüncüsünde düz durdu. Bu sefer cetveli hiç kıpırdatmadan tuttu ve bandı şişenin çevresine üç tur sardı.
Bant sararken şişeyi havada tutuyordu. Cetvel biraz aşağı kaydı, bandın altında hafifçe hışırdadı. Arda bandın düz durup durmadığına baktı. Bant düzdü, kabarcık da yoktu.
Şişeyi masaya koyunca hafifçe yana yattı. Arda bunu bandın kalınlığına verdi. Altına katlanmış bir peçete sıkıştırdı, şişe doğruldu.
Cetvelin rakamları şimdi şişenin yanında yukarı doğru tırmanıyordu. Bir, iki, üç santim. Her santimin arasında on ince çizgi vardı. Arda en alttaki çizgilere eğildi. Bir milimetre neredeyse hiçti. Bir karıncanın boyu kadar bile değildi. Perşembe bu çizgilerin kaç tanesi suyun altında kalacaktı, onu merak etti.
Sonra şişeyi masanın ortasına koyup karşısına geçti. Kollarını kavuşturdu ve bir mühendis gibi baktı. Biraz yamuktu, biraz da buruşuk. Kesik kenardaki kâğıt bant bir yerde kabarmıştı. Ama su tutacaktı.
Yine de emin olmak istedi. Musluktan bir bardak su doldurup huniden yavaşça döktü. Su huninin içinde bir tur döndü, dar ağızdan şıpır şıpır aşağı aktı. Dipte toplanıp hafifçe sallandı. Arda şişenin çevresini parmağıyla yokladı. Hiçbir yerden sızmıyordu. Altındaki gazete kupkuru kaldı.
"Su geçirmez," dedi babasına.
Babası şişeyi alıp ışığa tuttu, bir yandan bir yana çevirdi. "Sağlam iş," dedi ve geri verdi.
Arda suyu lavaboya boşalttı. Şişenin içini bir bezle kuruladı, huninin dar ağzına bezin ucunu sokup iki kez çevirdi. Sonra defterini açtı. İlk sayfanın en üstüne "Hava Durumu Defteri" yazdı. Altına kendi adını, onun yanına da bir çizgi çekti. Çizginin üstü boş kaldı. Oraya yarın eşinin adı gelecekti.
Defterin sayfaları kareliydi. Arda kareleri saydı, sonra saymayı bıraktı. Sayfayı nasıl böleceğine istasyonu kurunca karar verecekti.
Masayı topladılar. Gazeteyi katlayıp geri dönüşüm kutusuna attılar. Plastik kırpıntılar, kesilmiş etiketin kıvrık parçaları, bandın yırtık uçları da gazeteyle birlikte gitti. Mutfak masası yeniden boş ve parlak kaldı. Ortasında yalnızca şişe duruyordu.
Annesi şişenin yanına eğilip cetvele baktı. Parmağıyla cetvelin alt ucuna, peçetenin hizasına dokundu. "Sıfır burada," dedi.
"Cetveller sıfırdan başlar," dedi Arda gülerek. Annesi de güldü, çay bardaklarını toplamaya gitti.
Arda şişeyi bir kez daha çevirdi. Arka taraftan bakınca cetvelin rakamları ters görünüyordu, aynadaki yazı gibi. Bu hoşuna gitti. Sunumda şişeyi hep bu yönden, rakamlar sınıfa bakacak şekilde tutacaktı.
Yatmadan önce Arda şişeyi odasına taşıdı. Pencerenin önündeki rafa, kitaplarının yanına koydu. Peçeteyi de altına yeniden sıkıştırdı.
Pencereden dışarı baktı. Gökyüzü açıktı. Karşı apartmanın çatısının üstünde iki yıldız seçiliyordu, biraz ötede de bir uçağın yanıp sönen ışığı. Sokak lambası kaldırımı sarıya boyamıştı. Hiç rüzgâr yoktu. Kaldırımdaki ağacın yaprakları kıpırdamıyordu.
Arda camı biraz araladı. Serin hava yüzüne değdi. Islak toprak kokusu yoktu, sadece egzoz ve fırından kalan ekmek kokusu. Camı geri kapadı.
Arda telefonu bir kez daha açtı. Perşembe hâlâ mordu, hâlâ yüzde doksandı. Ekranı kapatıp telefonu şarja taktı, yüzünü aşağı çevirdi.
Raftaki şişe, sokak lambasının ışığında hafifçe parlıyordu. Huninin kesik kenarındaki bant, pencerenin camına küçük bir gölge düşürüyordu. Cetvelin rakamları karanlıkta okunmuyordu. Yalnızca beyaz çizgiler belli belirsiz seçiliyordu, merdiven basamakları gibi.
Arda pikesini çenesine kadar çekti. Mutfaktan bulaşık makinesinin uğultusu geliyordu, salondan da babasının kitabının sayfa sesi. Yukarı kattan bir kapı kapandı, sonra her yer sustu. Yarın okulda eşini öğrenecekti. Pazartesi ölçmeye başlayacaktı. Perşembe de şişe dolacaktı.
Kendi istasyonunu düşündü. Gerçek istasyonlarda kova yerden yüksekte duruyordu, çevresinde de hiçbir duvar yoktu. Arda'nın evinde bahçe yoktu. Ama bir balkon vardı. Balkonun bir köşesi, apartmanın öbür yanına göre daha açıktı. Pazar günü oraya bakacaktı.
Odanın içi serindi. Kalorifer petekleri henüz yanmıyordu, ekim yeni başlamıştı. Arda ayaklarını pikenin altında birbirine sürttü, ısınana kadar bekledi.
Bir an şişenin içinin dolduğunu düşündü. Su yavaş yavaş yükseliyor, cetvelin çizgilerini birer birer örtüyordu. Sonra bu düşünce de yavaşladı. Arda yan döndü, yüzünü pencereye verdi ve şişenin ince gölgesine bakarak nefesini yavaşlattı.
Beğendiniz mi? 2–7. bölümleri ücretsiz bir hesapla okuyun.
Masal Kataloğu'nu 7 gün ücretsiz deneyin Yeni hesaplar için. E-postanızı doğruladığınızda başlar. Kart gerekmez: kart eklemezseniz kendiliğinden sona erer.
Bu kitap neyi kazandırır
Bu örnek, yaş bandına göre seçilmiş tek bir gelişim değerini yedi bölümde işler: önce tanıma, sonra somut örnekler, küçük bir seçim, bir aksilik ve onarım, en sonda sakin bir kapanış. Programdaki her kitap aynı yapıyı izler.
7 gecenin planı
Her bölüm bir gecedir ve ailenin kendi saatinde açılır; bir gece kaçarsa hafta uzar, bölüm yakılmaz.
- 1TanışmaKahraman ve haftanın fikriyle tanışırız.
- 2KeşifFikir yeni bir yüzünü gösterir.
- 3DenemeKahraman fikri kendi yolunda dener.
- 4İki YolBir seçim ya da başka bir bakış açısı.
- 5Küçük AksilikPlan tutmaz; bedeli sınırlıdır ve bölüm sakin biter.
- 6OnarımBir yol bulunur; yardım istemek de bir yoldur.
- 7Yerine OturmaHaftanın fikri yerine oturur.
Müfredatta yeri
9–10 yaş programındaki konular belirli bir sırayla gelir; bu kitap o sıradaki bir haftanın nasıl göründüğünü gösterir. Gerçek ilk haftayı ve konu sırasını program sayfasında görün.
9–10 yaş programını inceleEvde devam
Son bölümden sonra sorabileceğiniz üç soru:
- Kahraman en çok neyi zor buldu? Sen olsan ne yapardın?
- Bugün sen de benzer bir şey yaşadın mı?
- Yarın bunu deneyeceğimiz küçük bir an bulalım mı?
Üyelikte ne değişir?
Kitaplar çocuğunuzun adı, kahramanları ve tam yaşına göre her hafta yeniden yazılır; program sırayla ilerler. Bu örnek yalnızca biçimi gösterir.
Bölüm Listesi ve İçerik Yapısı
- 01
Bölüm 1
Ücretsiz — oku - 02
Bölüm 2
Erişim gerekli
- 03
Bölüm 3
Erişim gerekli
- 04
Bölüm 4
Erişim gerekli
- 05
Bölüm 5
Erişim gerekli
- 06
Bölüm 6
Erişim gerekli
- 07
Bölüm 7
Erişim gerekli
Çevrim içi, her cihazda okunur
Katalog kitapları internete bağlıyken Nori Tales okuyucusunda açılır. Kişisel masallarınızı ayrıca çevrim dışı okumak için cihaza kaydedebilirsiniz.
Çocuğunuzun versiyonu, her hafta
Bu örnek biçimi gösterir; aboneliğiniz her kitabı çocuğunuzun adıyla yazar.